Hun Lideri Atilla nasıl öldü?

Sponsorlu Bağlantılar

Hun Lideri Atilla nasıl öldü? Ordusunu savaş alanında zaferlere doğru götürürken mi? Roma İmparatorluğu’na ait bir şehri yerle bir ederken mi? Yoksa komplocu bir yaver tarafından mı? Hayır. Atilla; zamanının en büyük savaşçısı, Romalılar’ın, flagellum Dei, yani “Tanrı’nın Kırbacı” diye adlandırdığı kişi yatağında öldü. Hem de burun kanamasından.

Bunu, Atilla’nın sarayını MS 448′de ziyaret eden Romalı tarihçi Priscus sayesinde biliyoruz. Anlattığına göre, Atilla, genç Got kadını Ildico ile evliliğini kutluyordu ve sarhoş halde yatağına çekildi. Ertesi sabah yeni elini cesedinin başında ağlarken buldular. Gece uyurken Atilla’nın burnundaki damarlardan biri patlamış ve kanıyla boğulmuştu. Aşağı yukarı 47 yaşında ölen Atilla, Hun ordularına neredeyse 20 yıldır önderlik etmekteydi.

Atilla başarısının büyük kısmını birliklerinin kahredici süratine ve manevra kabiliyetine borçluydu. Zamanın diğer kara ordularının aksine Hunlar sadece yazın değil, her türlü hava şartlarında savaşabilirdi. Muharebe ya da kuşatma sırasında Hun okçular ilk 10 dakikada 50 bin ok atabilirdi. Atilla acımasız bir generalden daha fazlası, aynı zaman uyanık bir arabulucuydu. Şehirler arka arkaya düştükçe, mantıklı bir adammış gibi davranmayı severdi. Tutsaklarının geleceğini koruma altına almak için altın toplardı. Tıpkı bir mafya babası ya da uyuşturucu baronu gibi imparatorluğunu korku üzerine inşa ederdi. İstediği toprak ya da iktidar değil, sadece itaat ve ganimetti. Bu pragmatik yaklaşımı sonucu ismi bugün bile kimileri için barbarlık ve kaos, kimileri içinde kahramanca başkaldırı anlamına gelir.

Sürekli değişen müttefiklerini idare edebilmek için Atilla’nın zulasında her zaman yeterli miktarda altın bulunurdu ( bu altını tedarik etmek ise daha çok savaş anlamına geliyordu). Macaristan’daki karargahından askeri odağını Persler’den Kostantinopolis’deki Doğu Bizanslılar’a, daha sonra da İtalya ve Galya’daki Batı Romalılar’a yönelmiştir. En sonunda MS 451 yılında, Galya’daki Chalon savaşında Hunlar ve batının Roma güçleri kafa kafaya gelmişti. Atilla’nın anlaşma yapma yeteneği o kadar geniş bir alana yayılmıştı ki, kara Avrupa’sındaki hemen hemen her kabile kendini o ya da bu tarafta buldu.

Bu savaş hem Hunlar’ın hem de Romalılar’ın sonunun başlangıcı oldu. Romalılar ve onların Got müttefikleri savaşı kıl payı kazanmıştı: Roma lejyonları o kadar azalmıştı ki bir daha savaşamadılar. Roma 455 yılında bir kez daha, ama bu sefer barbarlar tarafından yağmalandı. Böylece İstanbul’a taşınan imparatorluk varlığını 800 yıl boyunca burada sürdürdü. Atilla’nın inşa ettiği karmaşık ittifak şebekesi, onun ölümünden sonra sayıca çok azalan Hun ordusu son mağlubiyetini de alıp bir daha bir araya gelmemek üzere darmadağın oldu.

Atilla’nın kişisel tarzı çevresindeki altınla donatılmış gangsterlere oranla daha mütevaziydi. Ahşap kadeh ve tabaklar kullanır, basit giyinir, kılıcının üzerinde hiçbir süsleme olmazdı. Ama cenazesi böyle mütevazi olmadı. Her biri altın, gümüş ve demirden yapılma üç duvarlı, cırtlak renkli bir tabutla gömüldü. Tabutun bir altın, bir gümüş ve bir de demir katmanı vardı ve hepsi hazine doluydu.

Öldüğü yer günümüzün Macaristan sınırları içinde kalsa da mezarı hiçbir zaman bulunamadı. Mezarının yerinin gizli kalmasını garantilemek için onu defnedenler kampa döndüklerinde öldürüldü.

tags Hun Lideri Atilla nasıl öldü? Hun Lideri Atilla Hun Lideri Atillanın ölüm sebebi ilginç bilgiler merak edilenler atilla hun hun imparatorluğu hun imparatoru atilla hun imparatoru atilla kimdir hun imparatoru atilla nasıl öldü

İLGİNÇ BİLGİ EKLEYİN / YORUM YAZIN

Yazan :

Bu içerik hakkında henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu üstteki formu kullanarak yazabilirsiniz.

Sponsorlu Bağlantılar